SAĞLIK HUKUKU

Sağlık Hukuku Nedir?

Sağlık hukuku, bireylerin yani gerçek kişilerin sağlık bakım hizmetlerinden yararlanma haklarını, sağlık bakım hizmetlerinin düzenlenmesini, önleyici sağlık hizmetlerini, toplum ve aile sağlığının korunmasını, salgınlarda alınacak önlemleri, sağlık hizmeti verenlerle sağlık hizmeti alanlar arasındaki ilişkileri, hak, yükümlülük ve sorumlulukları, sağlık hizmeti veren sağlık çalışanlarının güvenliklerinin sağlanmasını düzenleyen hukuk dalı olarak tanımlanmaktadır.

Sağlık hukuku birtakım alt dallara ayrılmaktadır. Kamu sağlığı hukuku, Sağlık idaresi hukuku, Tıp hukuku gibi alt dallara ayrılmaktadır. 

Sağlık Hukuku ve Haklarınız Hakkında Daha Detaylı Bilgi Almak İsterseniz İletişim Bilgilerimizden Bizlere Ulaşabilirsiniz.

Sağlık Hukuku ve Haklarınız Hakkında Daha Detaylı Bilgi Almak İsterseniz İletişim Bilgilerimizden Bizlere Ulaşabilirsiniz.

Sağlık Hakkı Nedir?

Sağlık Hakkı, geniş yorumlanabilecek düzeyde İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25/1. Maddesinde kendine yer bulmuştur: 

“Her şahsın gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dâhil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hâllerde güvenliğe hakkı vardır. ”

Türkiye’de sağlık hakkı 1961 ve 1982 Anayasalarında anayasal bir hak olarak kabul görmüştür. Ulusal ve uluslararası hukuk metinlerinde sağlığın, sadece hasta olmama durumunu değil, aynı zamanda “bedensel, zihinsel ve sosyal olarak tam bir iyilik hâli”ni ifade ettiği kabul edilmektedir.

Bu anlamda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Anayasasında ve 1978 Alma-Ata Bildirgesinde, sağlık “yalnızca hasta ya da sakat olmama değil, fiziksel, zihinsel ve sosyal anlamda tam bir iyi olma hâli” olarak tanımlamaktadır. Bu bağlamda bireylerin sağlıklı olma, sağlık hakkına erişme halleri dar değil geniş yorumlanmaktadır. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara ilişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi çerçevesinde oluşturulan Komite de sağlık yorumunda bu tanımları esas almaktadır: 

“Sağlık hakkı, sağlıklı olmak hakkı şeklinde anlaşılmamalıdır. Sağlık hakkı(nın) özgürlük boyutu, bir kimsenin, cinsiyet ve üreme özgürlükleri de dahil olmak üzere, kendi sağlığı ve vücudunun kontrolünü elinde bulundurması, işkence, rızaya dayanmayan tıbbi ve deneysel müdahaleler gibi müdahalelere tabi olmamasını içermektedir. Hak boyutu ise, insanların ulaşılabilecek en yüksek sağlık standardından eşit şekilde faydalanmasına olanak tanıyan bir sağlık sistemine sahip olma hakkını içermektedir.”

Sağlık Hukukunun Alt Dalları

Kamu Sağlığı Hukuku

Kamu sağlığı hukuku; toplum sağlığının korunması ve bu doğrultuda alınacak önlemleri ve mevzuatı uygulayacak olanların görev ve yetkilerini, yaptırımları düzenlemek şeklinde tanımlanmaktadır. Kamu sağlığının korunması anayasal ilke olan sosyal devlet ilkesinin gereği devletin üstlenmiş olduğu bir kamu hizmetidir.

Anayasa Mahkemesi kamu hizmetini; “Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların gözetim ve denetimleri altında, genel ve ortak gereksinmeleri karşılamak, kamu yararı ya da çıkarını sağlamak için yapılan ve topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler” şeklinde tanımlamıştır. Kamu sağlığına ilişkin yasal mevzuatın sınırları birtakım özel kanunlarla çizilmiştir.

Covid-19 Pandemisi süresince de medyada sıklıkla duyulan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu kamu sağlığı hukukunun düzenlendiği kanunlardan biridir. Genel olarak toplumun bulaşıcı hastalıklardan korunması, hijyen kurallarının oluşturulması, hastalıkların erken teşhis ve tedavisi için alınacak önlemler bu yasa ile düzenleme altına alınmıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 1/1/2012 tarihinden itibaren zorunlu genel sağlık sigortası (GSK) uygulamasına geçilmiştir.

Kanunun 60’ıncı maddesinde genel sağlık sigortalısı sayılanlar düzenlenmiştir. Genel sağlık sigortalısı sayılmanın ilk şartı, kişinin yerleşim yerinin yani ikametgâhının Türkiye olmasıdır. Kanunda sayılan istisnaların dışında yerleşim yeri Türkiye olan Türk vatandaşlar zorunlu olarak, yabancı ülke vatandaşları ise talepleri ile genel sağlık sigortası kapsamına alınmaktadır

Sağlık Hukuku ve Tazminat Davası İçin Sağlık Hukuku Avukatı Rodos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Sağlık Hukuku ve Tazminat Davası İçin Sağlık Hukuku Avukatı Rodos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Sağlık İdaresi Hukuku

Sağlık idaresi hukuku, devlete ait yani kamu hastaneleri ile özel teşebbüsle kurulan özel hastanelerin kuruluşu, işleyişi ile hastanelerin ülke ve şehir içi dağılımlarını düzenleyen disiplindir. Türkiye’De son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle sağlık hizmetlerinin yapılanması, planlanması ve denetlenmesi tümüyle yeniden düzenlenmiştir. 

5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ile birinci basamak sağlık hizmetleri düzenlenmiş, 06.04.2011 tarihli 6223 sayılı yetki Kanununa dayalı olarak çıkarılan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlar yeniden yapılanmıştır.

Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerini vermek üzere hastanelerin, ağız ve diş sağlığı merkezlerinin ve benzeri sağlık kuruluşlarının açılması, işletilmesi, faaliyetlerinin izlenmesi, değerlendirilmesi ve denetlenmesi, bu hastanelerde her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin verilmesini sağlamakla görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu kurulmuştur.

Tıp Hukuku

Tıp hukuku, hekim ve hasta arasındaki hukuki ilişkinin niteliğini, tarafların birbirlerine karşı hak ve sorumluluklarını düzenleyen disiplindir. Genel anlamda, tıbbın uygulanmasından kaynaklanan sağlık uygulayıcılarının hak ve yükümlülükleri, hasta hakları, ilaç ve tıbbi araştırmalar gibi konuları ele alan hukuk dalıdır. Tıp hukuku hem özel hukuk dalları ile hem de kamu hukuku dalları ile iç içe geçmiş haldedir.

Hekimlerin yasal sorumlulukları özel hukuk alanında tazminata ilişkin olabileceği gibi, ceza hukuku alanında da cezai yaptırımlara vücut verebilmektedir. Hekimin davranışlarının ve işlemlerinin disiplin suçuna vücut vermesi halinde de idare hukukun hükümleri geçerli olacaktır.

Tıbbın hiç ya da eksik uygulanmasından, teşhis ve tedavi ana yükümlülüklerinin dışında yan yükümlülüklere aykırı davranıştan, standart tıbbi uygulamadan sapma durumunda oluşan zararlardan doğan sorumluluklar, hak kayıpları ve bunların hukuki temelleri tıp hukukunun ana çalışma alanlarıdır. 

Sağlık Hukukundaki Temel Kavramlar

Tıbbi Müdahale Nedir?

Tıp mesleğini icra etmeye elverişli ve yetkili bir kişi tarafından (çoğunlukla hekim), doğrudan veya dolaylı biçimde tedavi amacına yönelik olarak gerçekleştirilen her türlü faaliyete tıbbi müdahale adı verilir.

Cerrahi Müdahale Nedir?

Tıbbi aletler yardımıyla vücut üzerinde yapılan teşhis ya da tedaviye yönelik operasyonların genel adı cerrahi müdahaledir. Cerrahi müdahaleler malpraktis davalarında en sık rastlanana tıbbi müdahale türüdür. 

Malpraktis Nedir?

Dünya Tabipler Birliği’nin 1992 yılındaki 44. Genel Kurulu’nda, “Tıpta Yanlış Uygulama” konulu duyurusu uyarınca, “hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, bilgi ve beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarar” tıbbi yanlış uygulama yani malpraktis olarak tanımlanmıştır.

Malpraktis, özen eksikliği ile tıbbı uygulama hataları sonucunda oluşan aynı zamanda, görevi kötüye kullanmayı da ifade eden ani veya süreç ifade eden eylemlerdir. Hatalı tıbbi uygulama yaygın kullanımı ile malpraktis Türk hukukunda yasalarda tanımlanmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun görüşü ise şu yöndedir: “ Tıbbî faaliyetinin kusurlu ifası meslek hatası (malpraktis) olarak ifade edilmektedir. Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13. maddesine göre malpraktis bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesidir. 

Malpraktis, komplikasyon kavramından farklıdır. Komplikasyon hekimin tıbbî müdahaleyi gerçekleştirirken herşeyi doğru yapmasına rağmen yine de istenmeyen bir sonucun meydana gelmesidir ve komplikasyonun iyi ve doğru yönetilmiş olması kaydıyla, istenmeyen sonucun ortaya çıkmasında tıp ilminin genel kurallarının kusurlu ihlâli söz konusu olmadığından hekimin sorumluluğu doğmayacaktır.” 

Teşhis ve tedaviyi uygulayacak hekimin, bilgi eksikliği ve dikkatsizliği malpraktisi oluşturan temel nedenlerdir.

Komplikasyon Nedir? 

Hastanın tedavi süreci içerisinde, hekimin dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun hareket etmiş olmasına rağmen ortaya çıkabilecek her türlü olumsuzluğa komplikasyon denir. Hukuki sorumluluk kapsamında komplikasyonlar malpraktise vücut vermeyip, hekimi hastaya karşı sorumlu kılmaz.

Endikasyon Nedir?

Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk olmasını sağlayan tedavi sürecini, hangi ilaçların ve yöntemlerin kullanılacağını ifade eden terime endikasyon denir.

Hasta Hakları

Koruyucu Tedbirlerin Alınması Hakkı 

Sağlık hizmetlerinin görevi, risk taşıyan çeşitli grupların düzenli aralıklarla ücretsiz olarak sağlık hizmetlerinden ve bilimsel araştırma sonuçları ile teknolojik yeniliklerden herkesin yararlanmasını sağlamaktır (Hasta Haklarına ilişkin Avrupa StatüsüMd.1).

Hastane ya da Tıp Merkezi Avukatlığı Sağlık Hukuku Alanında Çalışan Avukatlar ve Avukatlık Hizmetleri İçin Rodos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Hastane ya da Tıp Merkezi Avukatlığı Sağlık Hukuku Alanında Çalışan Avukatlar ve Avukatlık Hizmetleri İçin Rodos Legal Hukuk ve Danışmanlık Bürosu

Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma Hakkı 

Her birey sağlık hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Bu hizmetin verilmesi konusunda hastalığın türü, zamanı, bireyin ikamet yeri ve mali kaynaklar konusunda ayırım yapılmamalıdır (Hasta Haklarına ilişkin Avrupa Statüsü-Md.2).

Hasta adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlıklı yaşamının teşvik edilmesine, koruyucu sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere tüm sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir (Hasta hakları yönetmeliği, Md.6).

Sözleşmenin tarafları, kendi egemenlik alanları içerisinde var olan ihtiyaç ve kullanılabilir kaynakları dikkate almak sureti ile bireylerin uygun sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlayacak önlemleri alacaklardır (Biyo-tıp Sözleşmesi. Md.3).

Tabipler hastanın cinsiyeti, ırkı, milleti, dini, mezhebi, ahlaki düşünceleri, içtimai seviyesi, siyasi görüşü ne olursa olsun sağlık hizmeti sunumunda azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür (Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi.Md.2).

Bilgi İsteme Hakkı 

Her birey kendi sağlık durumu hakkında, mevcut sağlık hizmetleri ve onlardan nasıl yararlanabileceği konusunda ve tüm bilimsel araştırma ve teknolojik yenilikler ile ilgili bilgi alma hakkına sahiptir.

Bilgi Verilmesini İstememe Hakkı 

Kişi, sağlık durumu hakkında kendisinin, yakınlarının ya da hiç kimsenin bilgilendirilmemesini talep edebilir. Bu durumda kişinin kararı yazılı olarak alınır.

Kayıtları İnceleme- Düzeltilmesini İsteme Hakkı 

Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekili veya kanuni temsilcisi vasıtası ile inceleyebilir ve bir suretini alabilir. Bu kayıtlar, sadece hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olanlar tarafından görülebilir.

Mahremiyetin korunması hakkı 

Eğitim verilen sağlık kurum ve kuruluşlarında, hastanın tedavisi ile doğrudan ilgili olmayanların tıbbi müdahale sırasında bulunması gerekli ise; önceden veya tedavi sırasında bunun için hastanın ayrıca rızası alınır (Hasta hakları yönetmeliği, Md.21). 

Poliklinik muayenelerinde gizliliğe riayet esastır. Halkın gelenek ve ahlak kurallarına saygı gösterilir. Hastalar teker teker muayene edilir. Muayene sırasında tıp ve yardımcı personel dışında kimse bulunmaz (Yataklı Tedavi Kurumları Yönetmeliği. Md.7).

Sağlık Kuruluşunu Seçme ve Değiştirme Hakkı 

Hasta; tabi olduğu mevzuatın öngördüğü usul ve şartlara uyulmak kaydı ile sağlık kurum ve kuruluşunu seçme hakkına sahiptir.

Personeli Tanıma, Seçme ve Değiştirme Hakkı 

Hastaya talebi hâlinde, kendisine sağlık hizmeti verecek veya vermekte olan tabiplerin ve diğer personelin kimlikleri, görev ve unvanları hakkında bilgi verilir

Özgür Seçim Hakkı 

Yeterli bilgiye sahip her birey farklı tedavi yöntemleri ve tedaviyi verecek kişiler arasında seçim yapma hakkına sahiptir. Hasta, hangi teşhis ve tedavi yöntemin kullanılacağı ve doktor, uzman veya hastane seçimi konularında karar verme hakkına sahiptir. Doktoruna güvenmeyen bir kişi başka bir doktor talep edebilir (Hasta Haklarına ilişkin Avrupa Statüsü-Md.5).

Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme Hakkı 

Acil ve adli vakalar ile yaşlılar ve özürlüler hakkında öncelik sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır (Hasta hakları yönetmeliği, Md.10). Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 11. maddesinde ağır, acil, yaşlı, sakat ve adli vakalar ile tıbbi bir zorunluluk nedeni ile daha alt kademe sağlık kuruluşu veya tabip tarafından sevk edilen hastalara öncelik tanınacağı belirtilmektedir.

Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis Tedavi ve Bakım Hakkı 

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz (Hasta hakları yönetmeliği, Md.11).

Ötanazi Yasağı 

Tıbbi gereklerden bahisle veya her ne suretle olursa olsun, hayat hakkından vazgeçilemez. Kendisinin veya bir başkasının talebi olsa dahil, kimsenin hayatına son verilemez (Hasta hakları yönetmeliği, Md.12-13).

Tıbbi Özen Gösterilmesi-Gereksiz ağrı/acı ve Sıkıntıdan Sakınma Hakkı

Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur (Hasta hakları yönetmeliği, Md.14).

Ziyaret Hakkı 

Hasta ziyaretçilerinin kabul edilmesi, kurum veya kuruluşça belirlenen usul ve esaslara uygun olarak ve hastaların huzur ve sükûnlarını bozacak fiil ve tutumlara sebebiyet vermeyecek şekilde gerçekleştirilir ve bu konuda gereken tedbirler alınır (Hasta hakları yönetmeliği, Md.39). 

Yataklı tedavi kurumlarında yatan hastaların yakınları tarafından ziyaret edilmelerine, bölgesel koşullar ve kurumun durumu göz önüne alınarak, her gün veya haftada birkaç gün olmak üzere öğleden sonraları baştabibin saptayacağı saatlerde izin verilir (Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği Md.95-98).

Refakatçi Tayin Etme Hakkı 

Muayene ve veya tedavi süreci içerisinde hastanın yanında bulanacak bir refakatçi tayin edebilir.

Şikâyet ve Tazminat Hakkı

Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali hâlinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikâyet ve dava hakları vardır (Hasta hakları yönetmeliği, Md.42).

Rodos Legal Hukuk & Danışmanlık Bürosu

Kafanızda soru işaretleri kaldıysa, tecrübeli bir sağlık hukuku avukatı ile görüşebilir, sorunlarınızı daha hızlı ve kolay halledebilirsiniz. İletişim bilgilerimizden bizlere buraya tıklayarak ulaşabilir, buraya tıklayarak ise Whatsapp üzerinden randevu alabilir ve soru sorabilirsiniz. Ankara Sağlık Hukuku Avukatı profesyonel çalışma arkadaşlarıyla Rodos Legal Hukuk & Danışmanlık Bürosu Sorularınızı yanıtlayacaktır, sağlıklı günler dileriz.